Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çolaklık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çolak olma durumu


çöle dönmek
Anlamı:

1. harap olmak, bozulmak


çölleşebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çölleşebilmek işi


çölleşebilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çölleşme ihtimali bulunmak


çölleşme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çölleşmek işi


çölleşmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bir arazi, verimli toprağı akıp çöl durumuna gelmek


çölleştirilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çölleştirilmek işi


çölleştirilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çöl durumuna getirilmek


çölleştirme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çölleştirmek işi


çölleştirmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çöl durumuna getirmek


çöllük
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çölü çok olan

Örnek:

1. Çöllük bir ülke.

1. Çöllük bir ülke.

2. Çorak


çolpa
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Ayağı sakat olan

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Beceriksiz, eli işe yakışmayan, acemi

Örnek:

1. Hareketleri çolpa, dikkati dağınık, tepkileri geç ve kesikti.

1. Hareketleri çolpa, dikkati dağınık, tepkileri geç ve kesikti.


Lisan : Farsça çulāh + pā

çolpalık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çolpa olma durumu


Çolpan
Anlamı:

1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Çoban Yıldızı


Özel: Evet

çoluk çocuğa karışmak
Anlamı:

1. evlenip çocukları dünyaya gelmek

Örnek:

1. İsa Bey, burada zengin bir eşraf kızıyla evlenerek çoluk çocuğa karıştığı için 24 Meşrutiyeti'nde İstanbul'a dönmemiştir.

1. İsa Bey, burada zengin bir eşraf kızıyla evlenerek çoluk çocuğa karıştığı için 24 Meşrutiyeti'nde İstanbul'a dönmemiştir.


çoluk çocuk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çocuklarla birlikte aile topluluğu

Örnek:

1. Roman okuma günlerinde evlilik, çoluk çocuk üstüne dertleşmeler, yakınmalar, onu bunu çekiştirmeler yer almazdı.

1. Roman okuma günlerinde evlilik, çoluk çocuk üstüne dertleşmeler, yakınmalar, onu bunu çekiştirmeler yer almazdı.

2. Bir işte gereken deneyimi kazanmamış yaşça küçük kimseler, gençler

Örnek:

1. Serginin eğlence yeri lunapark çoluk çocuk kandıran basit ve eğlencesiz bir kumar yeri hâlinde.

1. Serginin eğlence yeri lunapark çoluk çocuk kandıran basit ve eğlencesiz bir kumar yeri hâlinde.


çoluk çocuk elinde kalmak
Anlamı:

1. deneyimsiz, çok genç kişilerin eline geçmek


çoluk çocuk sahibi olmak
Anlamı:

1. evlenip eşi ve çocukları olmak


çoluklu çocuklu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çoluk çocuğu olan

Örnek:

1. Komşularımızdan çoluklu çocuklu bir aile muhteşem bir sofra hazırlamaya başladılar.

1. Komşularımızdan çoluklu çocuklu bir aile muhteşem bir sofra hazırlamaya başladılar.


çölyak
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Buğday, arpa, çavdar gibi tahılların içerdiği glütene karşı aşırı duyarlılığa bağlı olarak gelişen, karın şişmesi, yağlı besinleri sindirememe ve ishal şeklinde görülen hastalık


Lisan : İngilizce celiac

çomak

İlgili Kelimeler:

çelik çomak

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Ucu topuzlu değnek


çomak sokmak (veya koymak)
Anlamı:

1. bir işi aksatan, engelleyen davranışta bulunmak


çomaklama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çomaklamak işi


çomaklamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çomakla vurmak


çomaklı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Elinde veya üstünde çomak bulunan